Makalenin Detayı

Arkadaşlık ve Yoldaşlık


Türkçedeki “arkadaş” sözcüğü, Arapçada “refik”, Farsçada “hempa”, Osmanlıcada “hemrah” sözcüklerinin eşdeğeridir. Bütün bu dillerde arkadaşlık, özü itibariyle “yol arkadaşlığı” veya yaygın kullanımıyla “yoldaşlık” anlamındadır.   

     Osmanlı döneminde özel bir savaşçı/ordu örgütlenmesi olan Yeniçeriler arasında “Hemrahlık” ilişkileri vardı ve birbirlerine Yoldaş diye hitap ederlerdi.

     Bu kavram, Yeniçerilerin benimsedikleri dünya görüşünden, yaşam tarzından ve dini değerlerinden kaynaklanıyordu. Yeniçeriler Bektaşi’ydi ve Bektaşilik Osmanlı sarayı tarafından resmi olarak kabul görüyordu.  

     İnsanlık tarihinin binlerce yıldan beri ürettiği arkadaşlık ve yoldaşlık ilişkilerine dayanan en yüce değerler, sevgi, dostluk ve güvendir.  

     İnsani ilişkilerin saç ayağını oluşturan bu üç kavram bütün toplum biçimlerinde geçerli bir olgudur.  Bunlardan biri aksadığında ilişkiler aksar ve farklılaşır.   

     Ulusal, sınıfsal, etnik, kültürel ve inançsal ilişkilerde insanların kendi aralarındaki ilişkilerini yoldaşlık temelinde kurmalarının ve kendilerini bunlarla özdeşleştirerek simgesel kavramlar yaratmalarının nedeni budur.

     Yoldaşlık ilişkileri koşulsuz güveni, kolektif bağlığı, sınırsız özveriyi, sosyal dayanışmayı ve derin bir sevgiyi gerektirir. Bunlar var olduğu sürece yol arkadaşlıkları kesintisiz ve süresiz olarak devam eder.  

     Uzun yol arkadaşlıkları bir şekilde sonlandığında geriye, mutlaka iyi, kötü veya çirkin olan bir şeyler kalır ama her durumda “ahde vefa” gereklidir.

     Türkiye’de maalesef “ahde vefadan” söz etmek mümkün değil. Çünkü “devr-i sabık” yaratılması ve otoriter önderliklerin her şeyi kendileriyle başlatmaları “Türk tarz-ı siyasetinin” vazgeçilmez zaafıdır.  

     Siyasette zaaflar, yenilenmenin; yeni, genç ve dinamik kadrolarla hareketin gelişme potansiyelini devam ettirmesinin önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır.     

     Halk arasında sıkça yinelenen “Yolundan giden yorulmaz” şeklinde güzel bir deyim vardır. Bu nedenle yolunu ve yönünü bilerek, isteyerek yürüyenler asla yorulmazlar.

     Yolundan sapmamak ve yolunu şaşırmamak ise yol arkadaşlığının, can yoldaşlığının uzun ve ince yolunda yılmadan ve yorulmadan yürümektir.

     Ve “dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyebilmektir! 

 

Okunma 28
Eklenme Tarihi 11 Nis 2026